PRP

PRP Tedavisi Nedir? Saç Dökülmesine Karşı Etkili Bir Destek

PRP (Platelet Rich Plasma), kişinin kendi kanından elde edilen ve büyüme faktörleri bakımından zengin plazmanın saçlı deriye uygulanmasıyla gerçekleştirilen, güvenli ve doğal bir saç tedavi yöntemidir. Saç dökülmesini yavaşlatmak, saç köklerini güçlendirmek ve saçların daha sağlıklı uzamasını desteklemek amacıyla hem kadınlar hem de erkekler tarafından tercih edilmektedir.

PRP tedavisi, cerrahi müdahale gerektirmemesi ve kişinin kendi biyolojik materyalinin kullanılması sayesinde son derece güvenli bir uygulamadır.


PRP Tedavisi Nedir?

PRP, kanda bulunan ve hücre yenilenmesini destekleyen trombositlerin yoğunlaştırılmasıyla elde edilir. Bu trombositler, saç köklerinin beslenmesini artıran ve hücresel onarımı tetikleyen büyüme faktörleri içerir.

Saç dökülmesinin temel nedenlerinden biri, saç köklerinin yeterince beslenememesi ve zamanla zayıflamasıdır. PRP tedavisi, saçlı deride kan dolaşımını artırarak saç köklerinin yeniden aktif hale gelmesine yardımcı olur.


PRP Saç Tedavisi Nasıl Yapılır?

PRP uygulaması üç temel aşamadan oluşur:

1️ Kan Alımı

Kişiden az miktarda kan alınır. Bu işlem, standart bir kan alma işlemi kadar basittir.

2️ Santrifüj İşlemi

Alınan kan, özel santrifüj cihazında ayrıştırılır. Bu işlem sonucunda trombositten zengin plazma elde edilir.

3️ Saçlı Deriye Uygulama

Elde edilen PRP, mikro iğneler yardımıyla saçlı deriye enjekte edilir. İşlem yaklaşık 20–30 dakika sürer.


PRP Tedavisinin Saça Faydaları

PRP uygulaması, saç köklerinin doğal yapısını destekleyerek saçların daha güçlü uzamasına yardımcı olur.

✔ Saç dökülmesini azaltır
✔ Saç köklerini besler ve güçlendirir
✔ Saç tellerini kalınlaştırır
✔ Saçlı deride kan dolaşımını artırır
✔ Saçların daha parlak ve canlı görünmesini sağlar
✔ Saç ekimi sonrası iyileşmeyi destekler


Kimler İçin Uygundur?

PRP tedavisi özellikle şu kişiler için uygundur:

  • Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkekler

  • Saçları incelmiş ve hacmini kaybetmiş kişiler

  • Saç ekimi yaptıran veya yaptırmayı düşünenler

  • Mevcut saçlarını korumak isteyenler

  • Mevsimsel saç dökülmesi yaşayanlar

Tamamen saçsız bölgelerde tek başına yeterli olmayabilir. Bu durumda saç ekimi ile birlikte planlanması önerilir.


Saç Ekimi Sonrası PRP Uygulaması

Saç ekimi sonrası uygulanan PRP tedavisi, ekilen greftlerin daha hızlı tutunmasına yardımcı olur. Aynı zamanda saçlı derinin iyileşme sürecini destekler ve saçların daha sağlıklı uzamasını sağlar.

Bu nedenle PRP, saç ekimi paketlerinde sıklıkla tercih edilen tamamlayıcı bir uygulamadır.


PRP Tedavisi Güvenli midir?

PRP uygulaması:

  • Kişinin kendi kanı kullanıldığı için

  • Alerji ve yan etki riski minimum olduğu için

  • Cerrahi bir işlem olmadığı için

son derece güvenlidir. Uygulama sonrası kişi günlük yaşamına hemen dönebilir.


PRP Tedavisi Kaç Seans Uygulanır?

PRP genellikle kür şeklinde uygulanır:

3–4 seans önerilir
Seans aralıkları 2–4 hafta olabilir

Seans sayısı, saç dökülmesinin derecesine ve kişinin ihtiyacına göre belirlenir.


PRP Tedavisinin Etkileri Ne Zaman Görülür?

PRP tedavisinin etkileri kademeli olarak ortaya çıkar:

İlk fark edilir sonuçlar: 1–2 ay
Belirgin sonuçlar: 3–6 ay

Dökülmede azalma, saç tellerinde kalınlaşma ve saç kalitesinde artış gözlemlenir.


PRP ile Daha Güçlü ve Sağlıklı Saçlar

PRP tedavisi, saç dökülmesini yavaşlatmak ve mevcut saçları güçlendirmek isteyenler için doğal ve etkili bir çözümdür. Uzmanlar tarafından doğru tekniklerle uygulandığında, saçların daha sağlıklı ve dolgun görünmesine katkı sağlar.

 

Sıkça Sorulan Sorular

FUE ve DHİ tekniği günümüzde kullanılan en başarılı ve en son tekniklerdir. Hangi saç ekim tekniğinin daha iyi olduğu, bireyin saç durumu, beklentileri, ve saç ekim uzmanının tercihlerine bağlı olarak değişebilir.

Her iki teknikte de çok başarılı, doğal bir görünüm elde edilir. Belirtmek isteriz ki, istenildiği gibi olmayan sonuçlar tekniklerle değil uygulayan kişilerin tecrübeleriyle ilgilidir.
Biz her iki tekniği de başarıyla uyguluyoruz ve işimizin arkasında gururla duruyoruz.
 
Saç ekimi için en uygun yaş, bireyin genel sağlık durumu, saç dökülmesi durumu, genetik faktörler ve cerrahi müdahaleye uygunluğu gibi bir dizi faktöre bağlı olarak değişebilir. Genel olarak, saç ekimi için belirli bir "en uygun yaş" yoktur, çünkü bu durum kişisel ve bireysel özelliklere bağlı olarak değişir.

İşte saç ekimi için genel bir bakış:

Yetişkinlik Dönemi: Saç ekimi genellikle bireyin yetişkinlik döneminde, saç dökülmesinin genellikle istikrar kazandığı bir noktada düşünülür. Bu genellikle 25 yaşından itibaren başlar.

Dökülme Durumu: Saç ekimi adayları genellikle saç dökülmesi sorunu yaşadıklarında bu işlemi düşünürler. Ancak, genç yaşlarda başlayan belirli türde saç dökülmesi sorunları, cerrahi çözüm yerine medikal tedavilere daha uygun olabilir.

Genel Sağlık Durumu: Saç ekimi bir cerrahi müdahaledir, bu nedenle genel sağlık durumu önemlidir. Saç ekimine uygun bir aday olabilmek için bireyin genel sağlık durumu ve cerrahi müdahaleye uygunluğu değerlendirilmelidir.

Cinsiyet: Erkeklerde genellikle androgenetik alopesi olarak adlandırılan genetik saç dökülmesi daha yaygındır. Bu nedenle, erkekler genellikle daha genç yaşlarda saç ekimi düşünmeye başlarlar. Kadınlarda ise saç dökülmesi genellikle daha difüz ve genellikle daha ileri yaşlarda başlar.

Bireysel Tercihler: Saç ekimi kişisel bir tercih meselesidir. Bireyin estetik beklentileri, saç çizgisi tasarımı ve saç modeli tercihleri dikkate alınmalıdır.

Her bireyin durumu farklıdır, bu nedenle saç ekimi düşünüldüğünde bireysel olarak değerlendirilmek önemlidir.
 
Size yapılacak saç ekimi uygulaması öncesi dikkat edeceğiniz maddeler ve yapılacak işlemler aşağıda sıralanmıştır. Bunlara uymanız oldukça önemlidir. Bu sayede hem ekilen köklerin sağlıklı bir şekilde tutunabilmesi sağlanacak hem de köklerin topladığı bölge hızlıca iyileşebilecektir.

YASAKLAR

SİGARA
İşlemden 2 gün önceden itibaren sigara içmeyiniz. Sigara kan dolaşımını ve yara iyileşmesini olumsuz olarak etkilemektedir.

ALKOL

İşlemden 3 gün önceden itibaren alkol almayınız.

ASPİRİN

Aspirin ve diğer kan sulandırıcı ilaçlar 5 gün önceden itibaren kullanılmamalıdır.

ANTİENFLAMATUAR İLAÇLAR
Güçlü ağrı kesiciler sınıfına giren ibuprofen gibi antienflamatuar ilaçların alımı (ilaç listesi için bize danışabilirsiniz) 3 gün öncesinden kesilmelidir. İçinde parasetamol olan ağrı kesici ilaçlar kullanılabilir.

MİNOKSİDİL
Saç dökülmesini önlemek için kullanılan minoksidil içeren solüsyonların kullanımı 3 gün öncesinden kesilmelidir.

VİTAMİNLER ve DESTEK İLAÇLARI
B ve E vitaminlerinin kanamayı arttırabilme ihtimallerine karşı alınması 1 hafta önceden kesilmelidir.

İçinde bu vitaminleri içeren multivitamin ilaçlarının alınmamasına da dikkat edilmelidir. Ayrıca ginseng, ginko biloba ve sarımsak ekstraktları içeren ilaçların alınması da 1 hafta önceden bırakılmalıdır.

BAHARATLI YİYECEKLER
İşlemden 2 gün öncesinden itibaren fazla baharatlı yiyecekler yemeyiniz.

KAFEİN ALIMI
İşlem günü çok fazla çay, kahve ve kolalı içecek tüketmeyiniz. Özellikle işlem günü kahve içmeyiniz.

BİTKİ ÇAYLARI

İçeriği bilinmeyen, özellikle karışım şeklinde olan bitki çaylarının kullanımı 1 hafta önceden kesilmelidir. Bazı bitkilerin kan sulandırıcı etkisi vardır.

GÜNEŞLENME
Yaklaşık 2 hafta önceden itibaren başınızın güneşte kalmamasına özellikle yaz aylarında dikkat ediniz. Başınızın bronzlaşmamış ve güneş yanığı olmama çok önemlidir.

TIRAŞ OLMA

Operasyon öncesi saçlarınızın kısaltılması kliniğimizde yapılacaktır.

SAÇLARI YIKAMA
Sabah işleme gelmeden önce alacağınız bir duşla ile saçlarınızı yıkamalısınız.

FOTOĞRAFLAR
Operasyondan önce kliniğimizde çeşitli açılardan fotoğraflarınızı çekeceğiz.

TETKİKLER

Operasyon öncesi kan değerlerinizin yapılacak işlem için herhangi bir engel teşkil edip etmediği alınan kanın analizi ile test edilecektir.

Kanınız kliniğimizde alınacak ve laboratuvara yollanacaktır. Size yapılacak tetkikler tam kan sayımı, kanama ve pıhtılaşma testleri, rutin biyokimya testleri, hepatit ve HIV marker testleri olacaktır.

DÜZENLİ KULLANILAN İLAÇLAR
Her hangi bir hastalığınızdan dolayı (hipertansiyon, tiroit, kolesterol, diyabet gibi) düzenli kullandığınız ilaçlar varsa bunlara devam ediniz. Ancak bu ilaçları mutlaka önceden doktorumuza söylemeniz gerekiyor.

ÖZELLİKLE KULLANILMASI GEREKEN ÜRÜNLER
İşlem öncesi özellikle kullanmanız gereken ürünler yoktur. İşlem öncesi başlanması gereken size gerekli ilaçlar klinikte verilecektir.

KAHVALTI
İşlem öncesi kahvaltınızı edebilirsiniz, aç karına gelmenize gerek yoktur. İşle sırasında ara verilerek öğlen yemeği yemeniz sağlanacaktır.

GİYSİLER

Uzun bir işlem süresi olduğu için rahat giysiler tercih etmeniz yerinde olacaktır. Ayrıca başınızın geçirilerek giyilmesi gereken tişört gibi giysilerden ziyade önden düğmeli giysileri tercih etmeniz kolaylık sağlayacaktır. Bu olanak yoksa oldukça geniş yakalı tişört giyebilirsiniz. Eşofman giymeniz sizin rahatınız iyi daha iyi olabilir. .Ayrıca yanınızda bir adet alt ve üst giysi yedek getirmeniz iyi olacaktır.

ULAŞIM
Operasyon sırasında size verilecek bazı ilaçlar ve uzun süreli yatmadan işlemden sonra araba sürmenizi tavsiye etmeyiz. Önleminizi buna göre almanız yerinde olacaktır.

DİNLENME
Saç ekimi sonrası kesin bir yatak istirahatine gereksinim yoktur. Saç ekiminden hemen sonra her hangi bir aktivite planlamayıp, o gün ve geceyi dinlenerek geçirmeniz gerekir. Ekim sonrası günleriniz rahat geçecektir.

Ayrıca her hangi bir gereksinim olmadığı halde bir hafta kadar işe gitmemek kendinizi rahat hissetmenizi, bir sürü soru ile karşılaşmanızı önleyebilir
 
 Kök hücreli saç ekimi, klasik saç ekimi işleminin ardından saç köklerini ve saçlı deriyi desteklemek amacıyla uygulanan rejeneratif (yenileyici) bir tedavi yöntemidir. Bu işlemde genellikle kişinin kendi kanından veya doku kaynaklarından elde edilen kök hücre ya da hücreden zenginleştirilmiş serumlar kullanılır.

Amaç;

  • Ekilen saç köklerinin tutunma oranını artırmak

  • İyileşme sürecini hızlandırmak

  • Saç köklerini besleyerek daha güçlü ve sağlıklı saç çıkışını desteklemek

  • Mevcut saçların kalitesini artırmaktır

Önemli bir nokta olarak; kök hücreli saç ekimi, tek başına saç ekimi yerine geçmez. Saç kökleri yine klasik FUE/DHI gibi yöntemlerle alınır ve ekilir. Kök hücre uygulaması, bu işlemi destekleyici ve tamamlayıcı bir tedavi olarak uygulanır.

Her hasta için uygunluğu kişisel saç yapısı, saç dökülme tipi ve genel sağlık durumuna göre değerlendirilir. Bu nedenle işlem öncesinde detaylı bir analiz yapılması önemlidir.

FUE saç ekimi işinde uzman bir doktor ve ekip tarafından yapıldığı takdirde gözle görülebilir şekilde iz bırakmaz. Burada özellikle belirttiğimiz nokta ”gözle görülür” şekilde iz bırakmamasıdır.

Saç ekimi cerrahi bir işlem olduğu için donör bölgede minimal düzeyde ve yakından kaldırılıp bakıldığında izler görülebilir.

İşleminiz esnasında punch kaleminin ucundaki aparatlarda 1 mm’nin üzerinde başlıklar ne kadar çok kullanılırsa cildinizdeki hasarın milimetrik çapı o kadar artar.

Örneğin tamamen 1 mm’lik aparatlarla çalışılırsa saç derinizde yüzlerce 1 mm’lik minimal izler olacaktır ki bunlar saçlarınız oldukça kısa kesilmediği takdirde fark edilmez
İnternette araştırma yaptığınızda kalem tekniğinin diğer tekniklere göre çok daha sık bir ekime imkan verdiği gibi bilimsel bir kaynağı olmayan cümlelerle karşılaşabilirsiniz.

Kalem tekniği uygulanmadan önce de FUE tekniği sık ekim yapılmasına imkan sağlıyordu.

Saçların sık ekilmesi için hastanın donör bölgesinin yeterli olması, ekibin tecrübelerinden faydalanarak işini itina ile yapması gibi birçok faktöre bağlıdır.

Bilimsel literatürde kalem tekniğinin diğer tekniklere göre daha sık bir ekime izin verdiğine dair kanıt henüz yoktur.

Kalem tekniğinin en büyük avantajı iyileşme süresinin nispeten kısa olmasıdır.
Dünyadaki saç ekimi konusunda en yetkili üst kurul olan ISHRS iki saç ekim tekniğini listelemektedir. Bunlardan biri FUE, diğeri ise FUT’dur.

Kanal , Implanter Pen, Neograft ya da robotik cerrahi birer araç ya da tekniktir. Ice FUE, DHI ya da gold FUE denilen yöntemlerin hepsi aslında bir FUE tekniğidir.

Aracı iyi kullanan şöför olmaz ise eninde sonunda seyahat kaza ile sonuçlanacaktır. Araçlara odaklanmak yerine doğru saç ekim merkezini seçmek önemlidir. Saç ekimi yapacak uzmanın bilgi birikimi ve ekibinin tecrübesi, seçeceğiniz teknikten çok daha önemlidir.

İyi bir merkezde saç ekimi hangi FUE tekniğiyle uygulanırsa uygulansın başarılı sonuçlar elde edilecektir.

Back to Hair olarak biz, İstanbul’da bulunan saç ekim merkezimizde ihtiyaca ve kişinin uygunluğuna göre hem kanal hem de Implanter Pen tekniğini başarıyla uygulamaktayız.
DHİ tekniğinde köklerin yerleştirilmesini sağlayan CHOİ kalemlerinin uçları pahalıdır ve bir operasyonda birden fazla iğne ucu kullanılmaktadır.
 
Yüksek greft ekimi gerektiren operasyonlarda 10’dan fazla iğne kullanılabilmektedir. Her ekim sonrası bunlar bir daha kullanılmadığından, maliyeti oldukça yükseltmektedir.

Diğer yandan DHİ tekniği yönteminde operasyon için, kanal-FUE yöntemine göre daha fazla personelin çalışması gerekmektedir.
Ekimden hemen sonra 15 gün içinde ilk ekilen saçların büyüdüğü fark edilecektir.

Bu durum bir süre daha devam eder ve 2-3 ay sonra ekilen saçlar dökülür. Bu sürece şok dökülme denilmektedir.

Dökülmenin ardından 4. ayda yeniden çıkmaya başlar ve bunlar artık kalıcı saçlardır. Saçlarınızın istenilen forma girmesi ise 1 sene sonunda olur.

Bu süreç sakal, bıyık, kaş, yara, yanık ve dikiş izi ekimi için de aynıdır.
Ekimden sonra ilk 6 ay saç boyası yapılmamalıdır. 6 ayın sonunda saç boyası kullanabilirsiniz.
Çıkan saçlarınız kendi doğal saçlarınızdır ve aynı özellikleri taşır. Dolayısıyla saçlarınızı tarayabilir, kestirebilir, uzatabilir ya da isteğinize göre boyatabilirsiniz. Ancak aşağıdaki maddelere dikkat ediniz:

3-4 ay içinde yeni çıkmaya başlayan saçları tarak ile tarayabilirsiniz.

Yeni çıkan saçları 6 ay süresince makine ile tıraş etmemelisiniz. Yeni saçlarınız 3 aydan sonra makas kullanılarak kısaltılabilir. Saçların alındığı bölge olan ense (donör alanı) ise 2 aydan sonra rahatlıkla tıraş edilebilir.

Ekimden sonra ilk 6 ay saç boyası yapılmamalıdır. 6 ayın sonunda saç boyası kullanabilirsiniz.
Saç ekimi güvenilir merkezlerde, uzman bir ekibin desteğiyle yapıldığı takdirde son derece güvenli bir işlemdir. Diğer yandan saç ekiminde güvenliğin tam olarak sağlanması için uyulması gereken kurallar vardır:

1- Sağlık Bakanlığı tarafından, saç ekimi işleminin yapılmasına sadece hastane ve poliklinik (klinik) statüsündeki ruhsatlı işletmelerde yapılmasına izin verilmiştir.

İşlem yapılan hastane ve poliklinikler cerrahi sterilizasyon koşullarına uymak zorundadır ve denetlenirler.

Dolayısıyla eğer çeşitli nedenlerle merdivenaltı diye tabir edilen bir yerde işleminizi yaptırırsanız sağlık, maliyet ve işlem verimliliği açısından karşılaşabileceğiniz riskler vardır.

2- Saç ekimi işlemi, saç dökülme patterni açık şekilde belli olmayan kişilere yapılmamalıdır. Saçının ileride ne kadarının döküleceği, dökülürken nasıl bir pattern izleyeceği belli olmayan ki bu kişiler genellikle 25 yaşın altındaki saç ekim adaylarıdır, ileride yeniden saç ektirmek zorunda kalabilirler.

Ayrıca bu kişilerin saçları ekildikten sonra saçları dökülmeye devam edeceği için estetiksel açıdan olumsuz bir durumla karşılaşabilirler.

3- Eğer saç ekimi için ense bölgeniz dışındaki bölgeler donör bölge olarak kullanılırsa ileride ekilen saçların dökülme ihtimali artar. Bu yüzden saç ekimi işlemi ense bölgesindeki saçlar kullanılarak yapılmalıdır.

4- Her ne kadar FUE tekniğinde iz oluşabilse de, bu izler yüzlerce minyatür izden oluştuğu için fark edilmesi oldukça güçtür. Ancak saçlar el ile aralanıp oldukça yakından bakılınca fark edilebilirler.

5- Saç folikülleri, genetik olarak dökülmemeye programlanmış ense üstündeki bölgeden değil de, kafanın bu bölge dışındaki yerlerinden ( örneğin; çene ve göğüs ) toplanır ve ekilirse, ekilen saçlar tamamen dökülebilir.

Saç ekimi işlemi güvenilir merkezlerde yapıldığı takdirde, lokal anestezi altında yapılan estetik bir operasyon olduğu için ciddi bir yan etki göstermez.

Saç ekimi yapılan ya da saçların toplandığı bölgede morarma, hassasiyet, kızarıklık ve sıcaklık artışı, saçın alındığı ya da nakil edildiği bölgelerde oluşan küçük kabuklar, hissizlik işlemden sonra görülebilecek geçici yan etkilerdir.

Operasyonun ciddi sayılabilecek risklerin arasında hastaların sadece küçük bir bölümünde görülen şok dökülmedir.

Şok dökülme ile yitirilen saçlar bir süre sonra yerine gelmektedir. Kişinin ekimden sonra estetik açıdan istediği sonucu alamaması diğer önemli bir risktir. Bunun için önceden çok iyi planlama yapılmalıdır.
Saç ekimi uygun aday için yapıldığında oldukça iyi sonuç verir. Bazı kişiler saç ekimi için uygun olmayabilir, bu kişilere işlem yapılsa da başarı belki daha doğru bir deyimle tatmin oranı düşük olacaktır.

Bu durumda eğer yine de saç ekiminde ısrar edilirse, beklenti yüksek tutmamalı ve sonucun sorumluluğunu kişiler de taşımalıdır.

Hemen burada belirtmeliyiz ki biz, ilkelerimiz gereği uygun olmayan adaylara – ısrarcı olunsa da – saç ekim işlemi yapmıyoruz.

Uygun olmayan adaylar saç ekiminde ısrarcı olur ya da işlemi yapan klinik ya da hastane maddi kaygılarla hareket ederse, hiç saç ekimi yapılmamış olmayı dileyebilirsiniz. Aynaya baktığınızda karşılaştığınız sonuç, eski halinizi aratabilir.

Size saç ekimi yapılabilmesi aşağıdaki kriterlere uygun olmanıza bağlıdır:

1- Saç dökülme düzeyinizin Norwood-Hamilton Ölçeğine göre 2 veya daha üzeri bir derecede olması

2- Saç dökülmesi sürecinin tamamlanmış veya sonuna gelinmiş olması ve saç dökülmesi sırasında diğer formüllerin denenmesine rağmen bir başarı alınamamış olması

3- Donör bölgenizde ekime ihtiyacı olan bölgelerine yetecek kadar saç bulunması: Donör bölgedeki saç yoğunluğu ne kadar fazla ise ekim yapılan bölgelerde de yoğunluk o derece yüksek olacaktır.

Bu 3 maddenin dışında bir travma ya da yanık sonucunda ya da çeşitli cerrahi işlemler sonucunda saç kaybına uğrayan kişiler saç ekimi yaptırabilir.

Bu kriterleri karşılayan adaylar genel olarak uygun birer aday olarak varsayılır. Bu kriterleri karşılayıp karşılamadığınıza ancak saç ekim uzmanınız gerekli incelemeleri yapması sonunda karar verilebilir.

Saç ekimi işlemi bazı kişilerde daha iyi sonuç verir:

Saç şekli kriteri

Eğer saçınız dalgalı ya da kıvırcık ise daha fazla alan kaplar ve saç derinizin seyrek görüntüsünü engeller. Örneğin siyahilerin saçları genellikle bu özellikleri taşıdığı için daha yoğun görünür.

Saç şekillerinin kıvırcık olmasının bir sebebi siyahilerin sıcak iklimlerde yaşaması ve evrimsel adaptasyon sürecinde saç derilerinin kendini korumaya almasıdır.

Saç telinin kalınlığı

Saç dökülmesinde görünümü belirleyen en önemli faktörlerden biri saç telinin kalınlığıdır. Saç teli kalınlığı saç ekimi sonucunu da oldukça etkilemektedir.

Kalın telli saçlara sahip olan kişilerde aynı sayıda saç kökü ekildiği halde, ince telli kişilere göre çok daha tatmin edici sonuç alınmaktadır.

Çünkü kalın telli saçlar kafa derisinden yansıyan ışığı daha fazla soğuracağı yani azaltacağı için “kellik” görünümü daha az göze çarpar. İnce telli saçlarda ise bu tam tersidir.

Kafa derisinden yansıyan ışık karşınızdakinin gözüne daha rahat ulaşabildiği için aynı sayıda saç olduğu halde “kellik” görünümü daha belirgin olmaktadır.

Saç derisi esnekliği kriteri

Genel olarak saç derisi esnek olanların foliküllerine saç daha kolay nakledileceği için ekimde başarı şansı artar.

Ayrıca egzersiz yapan, ideal kilosunu koruyan, stres düzeyi düşük ve sağlıklı bir beslenme alışkanlığı olan kişilerin bağışıklık sistemi genel olarak daha iyi olduğu için bu kişilerin iyileşme süresi daha kısa ve enfeksiyon riski daha azdır.
Saç ekimi, saç dökülmesi problemi yaşayan kişilerin bu sorunlarını çözmelerine yardımcı olmak için en radikal yöntemdir. Ancak herkesin saç ekimi yaptırması mümkün değildir. Kimler saç ektirebilir sorusu kadar saç ekimi kimlere yapılmaz sorusunun cevabı oldukça önemlidir.

Sağlık Problemi Olanlar: Sağlık sorunları saç ekimi yapılmasına engel olabilir. Özellikle kanama bozuklukları, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, diyabet, kanser, aktif enfeksiyon gibi sağlık sorunları bulunanlar için saç ekimi uygulaması önerilmez. Bu tür sağlık problemleri saç ekimi sırasında komplikasyon riskini arttırabilir ve sonuç olarak sağlık sorunu daha da kötüleştirebilir.

Hormonal Problemleri Olanlar: Hormonal bozukluklar, saç ekimi için uygun olmayan kişiler arasındadır. Hormonal sorunlar, saç köklerinin dökülmesine neden olabilir ve saç ekimi yapılsa bile yeni saçların kök salması zor olabilir.

Gebelik ve Emzirme Dönemi: Gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlar için de saç ekimi önerilmez. Hormon değişiklikleri, saç köklerinin kök salmasını engelleyebilir.
Saç ekim işleminden 10 gün sonra, tüm kabuklar dökülür ve temiz bir görünüm oluşur.

Kabukları dökmek için 10 gün boyunca düzenli saç yıkama işlemi yapılır. Bu yıkamalar oldukça kolaydır. Yıkamanın nasıl yapılacağı hastanemizde gösterilir ve anlatılır. İlk yıkama hastanemizde yapılır.